Prof. Dr. Aynur Özge
Yıllardır sağlık otoriteleri, yaşlanan dünya nüfusu nedeniyle “demans tsunamisi” uyarıları yapıyor. Ancak son zamanlarda bu büyük dalganın yön değiştirmeye başladığına dair sevindirici sinyaller geliyor.
JAMA’da yayımlanan güncel bir görüş yazısında, Stallard, Ukraintseva ve Doraiswamy, bu konuda elimizdeki verileri büyük bir titizlikle analiz ederek heyecan verici bir tablo sunuyor.
Ve soruyorlar: s“Demansın yaşa özgü oranları düşüyor olabilir mi? Ve eğer öyleyse, bu büyük bir başarının işareti olabilir mi?”
Evet! 1984–2024 yılları arasındaki verilere göre, ABD’de yaşa özgü demans prevalans oranları yaklaşık üçte iki oranında azaldı.
Bu sadece Amerika’ya özgü değil. Benzer düşüşler İsveç, Hollanda, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde de gözlemlendi.
Bu da demek oluyor ki, aynı yaş grubundaki kişiler arasında artık daha az sayıda kişi demans geliştiriyor.
Yazarlar uyarıyor:
Yani toplam sayı artıyor olabilir ama bu artışın bir kısmı yaşlı nüfusun büyümesinden kaynaklanıyor.
Asıl güzel haber şu: Aynı yaştaki insanlar artık daha geç demans geliştiriyor, hatta bazıları hiç geliştirmeyebiliyor.
Araştırmacılar, bu olumlu eğilimin nedenlerini çok boyutlu bir şekilde ele alıyor.
Muhtemel katkıda bulunan faktörler:
Eğitim, beyin rezervini artırarak yaşlılıkta bilişsel düşüşü yavaşlatabiliyor.
Sigarayla bağlantılı damar tıkanıklıkları, demans riskini artırıyor. Sigaranın azalması olumlu bir etki yaratıyor.
Statinlerin ve antihipertansif ilaçların yaygın kullanımı, damar kökenli demans riskini azaltıyor.
Depresyon, demans için bilinen bir risk faktörüdür. Erken dönemde tedavisi, beyin sağlığını korumada yardımcı olabilir.
Çocukluk çağında yaşanan yetersiz beslenme, travmalar ve savaş dönemi streslerinin azalması, sonraki kuşaklarda daha sağlıklı beyin gelişimini mümkün kılıyor.
Son yıllarda daha sık tartışılan bir olasılık da, enfeksiyonlara karşı geliştirilen aşıların dolaylı olarak beyin sağlığını koruyabileceği.
Bu çalışma bize önleme (prevention) konusunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Erken ve orta yaşlarda alınacak önlemler, ilerleyen yaşlarda demans gelişme riskini azaltabiliyor.
Yani bugün:
Beyninizin geleceğini değiştirebilirsiniz.
Evet, bu veriler ışığında artık şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
Demansla ilgili kötü kader değişebilir.
Bilim, toplum sağlığı politikaları ve bireysel yaşam tarzı değişiklikleri bu değişimin anahtarı olabilir.
Sevgili okurlar,
Yaşlılık demansla eş anlamlı değildir.
Önemli olan, ne kadar yaşlandığımız değil, nasıl yaşlandığımızdır.
Alınan önlemlerle sadece bu kuşağın değil, gelecek kuşakların da beyin sağlığı güvence altına alınabilir.
Alzheimer kader değil, önlenebilir bir ihtimaldir.
Sağlıkla ve umutla kalın.