Fazla kilo yalnızca metabolizmayı değil, migreni de etkileyebilir.
Prof. Dr. Aynur Özge
Bu soru aslında son yıllarda bilim insanlarının da üzerinde yoğunlaştığı önemli bir konuyu gündeme getiriyor.
Çünkü artık biliyoruz ki;
migren ile obezite arasında yalnızca tesadüfi bir birliktelik yok.
İki durum birbirini etkileyebiliyor.
Üstelik bu ilişki yalnızca baş ağrısı sıklığını değil, beynimizin genel sağlığını da ilgilendiriyor.
Eskiden fazla kilonun yalnızca dizlere, kalbe veya şekere zarar verdiği düşünülürdü.
Bugün ise yağ dokusunun aslında aktif bir organ olduğunu biliyoruz.
Yağ dokusu;
Bu maddeler, migren atağında rol oynayan sinir yollarını daha duyarlı hâle getirebilir.
Yani fazla kilo, beynin ağrı eşiğini düşürebilir.
Araştırmalar özellikle obezitesi olan kişilerde;
Bu ilişki özellikle üreme çağındaki kadınlarda daha belirgin görünmektedir.
Her obez bireyde migren olmaz.
Her migren hastası da obez değildir.
Ancak iki durum birlikte olduğunda birbirlerini olumsuz etkileyebilir.
En sık sorulan sorulardan biri bu.
Bilimsel çalışmalar umut verici.
Sağlıklı yöntemlerle verilen kilonun;
✔ migren günlerini azaltabileceğini,
✔ atak şiddetini hafifletebileceğini,
✔ yaşam kalitesini artırabileceğini,
✔ kullanılan ağrı kesici miktarını azaltabileceğini
gösteren çalışmalar bulunmaktadır.
Burada amaç hızlı kilo vermek değil,
sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam değişiklikleri oluşturmaktır.
Obezite, başka bir önemli baş ağrısı hastalığıyla da ilişkilidir:
İdiyopatik İntrakraniyal Hipertansiyon (IIH).
Bu hastalıkta beyin omurilik sıvısının basıncı artar.
En sık belirtileri;
Özellikle genç ve fazla kilolu kadınlarda daha sık görülür.
Bu nedenle yeni başlayan günlük baş ağrıları her zaman “migrenim arttı” diye değerlendirilmemelidir.
Hayır.
Aslında tablo çok daha karmaşıktır.
Obeziteye eşlik eden;
Yani hedef yalnızca tartıdaki rakam değildir.
Daha sağlıklı bir metabolizma oluşturmaktır.
Son yıllarda zayıflama iğneleri ismiyle büyük ilgi gören GLP-1 reseptör agonistleri gibi yeni kilo verme tedavileri büyük ilgi görüyor.
Bu ilaçların migren üzerine olası etkileri araştırılıyor.
İlk çalışmalar bazı hastalarda olumlu sonuçlar düşündürse de,
bugün için bu ilaçlar migren tedavisi amacıyla kullanılmamaktadır.
Asıl kullanım alanları obezite ve diyabet tedavisidir.
Migren üzerindeki etkileri konusunda daha güçlü bilimsel verilere ihtiyacımız var.
Nörolongevity bize şunu öğretiyor:
Beyin sağlığı yalnızca beynin içinde başlamaz.
Bağırsaklarımız…
Kaslarımız…
Yağ dokumuz…
Kalbimiz…
Uyku düzenimiz…
Hepsi beynimizle sürekli iletişim hâlindedir.
Bu nedenle sağlıklı kilo yönetimi yalnızca estetik bir hedef değildir.
Beynimize yapılan uzun vadeli bir yatırımdır.
✓ Hızlı diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları geliştirin.
✓ Haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite hedefleyin.
✓ Bel çevrenizi de en az kilonuz kadar önemseyin.
✓ Uyku kalitenizi değerlendirin; horlama ve gündüz aşırı uyku hâli varsa hekiminize danışın.
✓ Migren günlerinizi ve kilonuzu birlikte takip edin.
✓ Kilo vermekte zorlanıyorsanız bunu tek başınıza çözmeye çalışmayın; multidisipliner destek alın.
🧠 Nörolongevity Notu
Migren ile obezite arasındaki ilişki bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor:
Beyin, vücuttan bağımsız değildir.
Kaslarımız güçlendikçe…
Metabolizmamız düzeldikçe…
Uykumuz iyileştikçe…
Beynimiz de bundan olumlu etkilenir.
Migren tedavisinde bazen en güçlü ilaç reçetesi, kaliteli bir yürüyüş ayakkabısıyla başlayabilir.
📌 Aklınızda Kalsın
✓ Obezite, migren ataklarının sıklaşması ve kronikleşmesi için önemli, değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir.
✓ Sağlıklı kilo kaybı birçok hastada migren sıklığını ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir.
✓ Obezite, migren dışında idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon gibi ciddi baş ağrısı hastalıklarıyla da ilişkilidir.
✓ Migren tedavisi yalnızca ilaçlardan ibaret değildir; beslenme, hareket, uyku ve metabolik sağlık da tedavinin önemli bir parçasıdır.
✓ Sağlıklı bir metabolizma yalnızca daha hafif bir beden değil, daha dirençli ve daha sağlıklı bir beyin anlamına gelir.