Her Unutkanlık Alzheimer Değildir! Hafızamız Neden Bazen Bizi Yanıltır?

Her Unutkanlık Alzheimer Değildir! Hafızamız Neden Bazen Bizi Yanıltır?

Geçtiğimiz günlerde ellili yaşlarında bir hanımefendi geldi. Daha oturur oturmaz çantasından telefonunu çıkardı ve hafif mahcup bir gülümsemeyle şöyle dedi:

“Hocam, son zamanlarda telefonumu nereye koyduğumu sık sık unutuyorum. Bir odadan diğerine geçiyorum, neden gittiğimi hatırlayamıyorum. Acaba Alzheimer mı başlıyor?”

Bu soru, belki de nöroloji polikliniğinde en sık duyduğum sorulardan biri.

Aslında hepimiz zaman zaman benzer durumları yaşarız. Bir ismi hatırlayamayız, gözlüğümüzü nereye bıraktığımızı ararız ya da mutfağa neden gittiğimizi birkaç saniyeliğine unuturuz.

Peki bunlar gerçekten Alzheimer hastalığının ilk belirtileri midir?

Çoğu zaman hayır.

Hafızamız Bir Bilgisayar Değildir

Birçok kişi hafızayı bir bilgisayarın sabit diski gibi düşünür.

Oysa beynimiz çok daha karmaşık bir şekilde çalışır.

Anılarımızı yalnızca depolamaz; onları sürekli yeniden düzenler, ilişkilendirir ve gerektiğinde geri çağırır.

Bu nedenle bazen bilgi kaybolmaz; yalnızca ona ulaşmamız birkaç saniye daha gecikir.

Hepimizin yaşadığı “Dilimin ucunda ama bir türlü aklıma gelmiyor.” hissi bunun en güzel örneklerinden biridir.

Normal Unutkanlık Nasıl Olur?

Yaş ilerledikçe beynimiz bilgi işlemeye biraz daha fazla zaman ayırabilir.

Bu tamamen doğal bir süreçtir.

Örneğin;

  • Anahtarınızı nereye koyduğunuzu kısa süreliğine unutabilirsiniz.
  • Bir ismi birkaç dakika sonra hatırlayabilirsiniz.
  • Yoğun bir günün ardından randevunuzu unutabilirsiniz.
  • Bir kitabın yazarını hatırlamakta zorlanabilirsiniz.

Ancak biraz düşündüğünüzde ya da size bir ipucu verildiğinde bilgi yeniden aklınıza gelir.

İşte bu durumların büyük bölümü normal yaşlanmanın bir parçası olabilir.

Hangi Unutkanlık Daha Çok Dikkat Gerektirir?

Bazen unutkanlık yalnızca bilgiye ulaşmakta gecikmek değildir.

Bilginin kendisi gerçekten kaybolmaya başlayabilir.

Örneğin;

  • Aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar tekrar sormak,
  • Yakın zamanda yapılan önemli bir konuşmayı tamamen unutmak,
  • Günlük yaşamı yönetmekte zorlanmak,
  • Tanıdık yerlerde yolu karıştırmak,
  • Para yönetimi, yemek hazırlama veya ilaçlarını kullanma gibi rutin işleri sürdürememek, daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.

Burada önemli olan yalnızca unutkanlığın varlığı değil; günlük yaşamı ne kadar etkilediğidir.

Hafızamızı Yanıltan Başka Nedenler de Var

Her unutkanlığın nedeni Alzheimer değildir.

Aslında hafızamızı geçici olarak etkileyebilecek pek çok durum vardır.

Bunlardan bazıları:

  • Yetersiz uyku,
  • Yoğun stres,
  • Kaygı ve depresyon,
  • B12 vitamini eksikliği,
  • Tiroit hastalıkları,
  • Bazı ilaçlar,
  • İşitme kaybı,
  • Yoğun dijital uyaranlara maruz kalmak.

Özellikle son yıllarda dikkatimizi sürekli bölen telefon bildirimleri, sosyal medya ve aynı anda birçok işle uğraşma alışkanlığı nedeniyle beynimiz bilgileri yeterince güçlü bir şekilde kaydedemiyor.

Aslında bazen sorun hafızamızda değil, dikkatimizdedir.

Alzheimer Hastalığında Farklı Olan Nedir?

Alzheimer hastalığında yalnızca unutkanlık değil, yeni bilgileri öğrenme ve kaydetme süreci de etkilenmeye başlar.

Kişi;

  • aynı olayı tekrar tekrar anlatabilir,
  • yakın zamanda yapılan konuşmaları hiç hatırlamayabilir,
  • aynı soruyu defalarca sorabilir,
  • kendisinin unuttuğunu fark etmeyebilir.

Çoğu zaman bu değişiklikleri ilk fark eden kişi hastanın kendisinden çok ailesidir.

Beynimizi Korumak Mümkün mü?

Bu soru bana umut veren en güzel sorulardan biridir.

Evet.

Bugün biliyoruz ki demans riskini etkileyen birçok faktör değiştirilebilir.

Örneğin;

  • tansiyonu kontrol altında tutmak,
  • diyabeti iyi yönetmek,
  • düzenli egzersiz yapmak,
  • kaliteli uyumak,
  • işitme kaybını tedavi etmek,
  • sigaradan uzak durmak,
  • sosyal ilişkileri sürdürmek,
  • zihni aktif tutmak, yalnızca kalbimizi değil, beynimizi de korur.

Nörolongevity Açısından Hafızaya Bakış

“Nörolongevity” yalnızca daha uzun yaşamak değildir.

Amaç, ilerleyen yaşlarda da öğrenmeye devam eden, karar verebilen, sosyal ilişkilerini sürdüren ve bağımsız kalabilen bir beyne sahip olmaktır.

Hafızamız kaslarımız gibidir.

Kullandıkça güçlenir.

Yeni bir dil öğrenmek, kitap okumak, arkadaşlarımızla sohbet etmek, müzikle ilgilenmek, dans etmek veya torunlarımızla oyun oynamak…

Bunların her biri beynimiz için güçlü bir egzersizdir.

Bugünden İtibaren Neler Yapabilirsiniz?

Hafızanızı korumak için küçük ama etkili adımlar atabilirsiniz:

✓ Her gece 7–8 saat kaliteli uyumaya çalışın.

✓ Haftada en az 150 dakika yürüyüş veya egzersiz yapın.

✓ Kan basıncınızı, kan şekerinizi ve kolesterolünüzü düzenli olarak kontrol ettirin.

✓ İşitme kaybınız varsa ihmal etmeyin.

✓ Yeni hobiler edinin ve beyninizi öğrenmeye devam ettirin.

✓ Arkadaşlarınızla ve ailenizle düzenli görüşün.

✓ Unutkanlığınız günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa, bir nöroloji uzmanına başvurmayı geciktirmeyin.

🧠 Nörolongevity Notu

Hafızamız mükemmel olmak zorunda değildir.

Hepimiz zaman zaman unuturuz.

Önemli olan, beynimizin öğrenmeye, üretmeye ve yaşamın içinde aktif kalmaya devam etmesidir.

Beyin yaşlanması kaçınılmazdır; ancak beynimizin nasıl yaşlanacağı, büyük ölçüde yaşam boyunca yaptığımız seçimlerle şekillenir.

Beynimize göstereceğimiz özen, gelecekte bize bağımsızlık, üretkenlik ve yaşam kalitesi olarak geri dönecektir.

📌 Aklınızda Kalsın

Her unutkanlık Alzheimer hastalığı anlamına gelmez.

Yaşla birlikte isimleri veya eşyaların yerini zaman zaman unutmak çoğu kişide görülebilir.

Günlük yaşamı etkileyen, giderek artan unutkanlık mutlaka değerlendirilmelidir.

Uyku, stres, B12 vitamini eksikliği, tiroit hastalıkları ve işitme kaybı gibi birçok durum hafızayı olumsuz etkileyebilir.

Beynimizi korumanın en güçlü yolu; hareket etmek, sosyal kalmak, yeni şeyler öğrenmek ve damar sağlığımıza özen göstermektir.

avatar
Prof. Dr. Aynur ÖZGE, MD, PhD

Prof. Dr. Aynur Özge, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Nöroloji Anabilim Dalı'nda öğretim üyeliği yapmaktadır. Uzmanlık alanları arasında Algoloji ve Klinik Nörofizyoloji bulunmaktadır. Eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerine odaklanarak, nöroloji alanında derinlemesine bir uzmanlık edinmiştir.