Prof. Dr. Aynur Özge
Ayşe hanım 62 yaşında, emekli bir öğretmen. Yıllardır bel ağrısıyla mücadele ediyor. Fizik tedaviler, ilaçlar, alternatif yöntemler denemiş ama kalıcı bir çözüm bulamamış. Sonunda, ağrının sadece fiziksel değil, zihinsel bir yönü olduğunu fark etti ve psikolojik terapiye yöneldi.
Mehmet Bey’in yaşadıkları, kronik ağrının sadece bedensel değil, aynı zamanda zihinsel bir deneyim olduğunu gösteriyor. Peki, terapi gerçekten ağrıyı hafifletebilir mi? Bilim bu soruya olumlu yanıt veriyor.
Aarhus Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lene Vase liderliğinde yapılan bir araştırma, psikolojik terapilerin, özellikle bilişsel davranışçı terapinin (BDT), beynin ağrı ve duygularla ilişkili ağlarını değiştirdiğini ortaya koydu. Bu değişiklikler, ağrının algılanma şeklini etkileyerek, bireylerin yaşam kalitesini artırıyor.
Araştırma, terapi sırasında bireylerin otomatik düşünce kalıplarını değiştirdiğini ve bu değişimin, beynin varsayılan mod ağı (default mode network) gibi ağlarında gözlemlenebilir değişikliklere yol açtığını gösterdi (https://neurosciencenews.com/therapy-pain-brain-28971/).
Bu bulgular, kronik ağrı tedavisinde psikolojik terapilerin önemini vurguluyor.
BDT, yani bilişsel davranışçı terapi, kişinin düşünce biçimlerini ve bu düşüncelerin duygularla ve davranışlarla olan ilişkisini fark etmesini sağlayan bilimsel temelli bir terapi yöntemidir.
Özellikle kronik ağrı, depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları gibi sorunlarda oldukça etkilidir.
BDT şu temel ilkeler üzerine kurulur:
Örneğin, “Benim bu ağrım hiç geçmeyecek” düşüncesi yerine “Bu ağrıyı yönetebileceğim yollar var, zamanla azalabilir” gibi düşünceler yerleştirilmeye çalışılır.
Bilişsel davranışçı terapi, genellikle 6–12 seans arasında uygulanır ve bir uzman eşliğinde yürütülür.
Ancak günümüzde dijital uygulamalar aracılığıyla çevrimiçi veya kendi kendine yönlendirilen BDT programları da mevcuttur.
Uygulama basamakları şunlardır:
Özellikle kronik ağrısı olan bireylerde, ağrıya karşı tutum değiştiğinde, beynin ağrıyı işleme biçimi de değişmektedir. BDT, bu zihinsel yeniden yapılanmayı destekler.
Kronik ağrı, sadece fiziksel bir sorun değil, aynı zamanda zihinsel bir deneyimdir. Psikolojik terapiler, bireylerin ağrıyı algılama ve yönetme şeklini değiştirerek, yaşam kalitesini artırabilir.
Ayşe hanım gibi birçok kişi için, terapi, ağrıyı hafifletmenin ve yaşamı yeniden keşfetmenin anahtarı olabilir.
Unutmayın, ağrıyı sadece bedende değil, zihinde de anlamak ve yönetmek mümkündür. Terapi, bu yolculukta güçlü bir araç olabilir.