Uzun yıllardır migren nedeniyle takip ettiğim bir hastam MR görüntülerini elinde tutarak endişeyle bana sordu:
“Hocam, yıllardır migrenim var. Acaba beynim erken mi yaşlanıyor? Alzheimer olma riskim artıyor mu? Yapay zekaya sordum, söyledikleri çok korkuttu beni. Siz ne dersiniz?”
Bu soru aslında yalnızca onun değil, birçok migren hastasının da aklını kurcalıyor. Özellikle internet ortamında “migren beyni yıpratır”, “migren beyni yaşlandırır” ya da “migren demansa yol açar” gibi iddialarla karşılaşınca kaygılanmaları son derece doğal.
Peki bilim gerçekten ne söylüyor?
Kısa cevabı en baştan vereyim:
Migren, beynimizi sandığımız kadar “yaşlandıran” bir hastalık değildir. Ancak iyi kontrol edilmeyen migren, beyin sağlığımızı dolaylı olarak etkileyebilecek bazı mekanizmaları harekete geçirebilir.
Migren, beynin ağrı işleme sistemlerinin geçici olarak aşırı duyarlı hâle geldiği bir nörolojik hastalıktır.
Atak sırasında yalnızca baş ağrısı oluşmaz.
Birçok hastada;
Bu nedenle birçok hasta, atak sonrasında kendisini “beyni yorulmuş” gibi hissettiğini ifade eder.
Migrenli hastalarda zaman zaman beyin MR’ında küçük beyaz noktalar veya tıbbi adıyla “beyaz cevher değişiklikleri” görülebilir.
İşte hastaları en çok korkutan bulgulardan biri de budur.
Oysa bu değişikliklerin büyük çoğunluğu;
Bugüne kadar yapılan çalışmalar, migrenli bireylerde bu görüntülerin daha sık görülebileceğini gösterse de, bunların çoğunun klinik açıdan önemli bir hasara yol açtığı gösterilememiştir.
Bu nedenle MR raporunda görülen her beyaz nokta, beynin hızla yaşlandığı anlamına gelmez.
Bu da bana en sık sorulan sorulardan biridir.
Şu ana kadar yapılan bilimsel çalışmalar, migrenin tek başına Alzheimer hastalığının nedeni olduğunu göstermemektedir.
Bazı araştırmalarda özellikle orta yaşta sık migren atakları yaşayan bireylerde bilişsel performansın geçici olarak etkilenebildiği bildirilmiştir. Ancak uzun dönem izlem çalışmalarında migreni olan bireylerin büyük bölümünde kalıcı bilişsel kayıp gelişmediği görülmüştür.
Yani migren ile demans arasında doğrudan ve kaçınılmaz bir neden-sonuç ilişkisi kurmak doğru değildir.
Çünkü migren çoğu zaman tek başına değildir.
Sık migren yaşayan kişilerde;
Aslında uzun vadede beynimizi zorlayan çoğu zaman migrenin kendisinden çok, bu eşlik eden faktörlerdir.
İşte bu nedenle migren tedavisinin amacı yalnızca ağrıyı geçirmek değil; beynimizi uzun yıllar sağlıklı tutacak yaşam alışkanlıklarını da desteklemektir.
“Nörolongevity” yaklaşımında hedefimiz yalnızca daha az ağrı çekmek değildir.
Hedefimiz;
✔ beynimizin dayanıklılığını artırmak,
✔ bilişsel rezervimizi korumak,
✔ damar sağlığımızı desteklemek,
✔ yaşam kalitemizi yükseltmektir.
İyi yönetilen migren;
Bunların tamamı da beynimizin sağlıklı yaşlanmasına katkı sağlar.
Son yıllarda geliştirilen CGRP hedefli tedaviler ve diğer modern migren tedavileri sayesinde birçok hastada atak sayısını önemli ölçüde azaltabiliyoruz.
Atakların azalması yalnızca daha az ağrı anlamına gelmiyor.
Aynı zamanda;
Migreniniz varsa beyninizi korumak için şu adımları ihmal etmeyin:
✓ Atak sıklığınızı takip edin ve gerekirse bir baş ağrısı günlüğü tutun.
✓ Düzenli uyku saatleri oluşturmaya çalışın.
✓ Haftada en az 150 dakika fiziksel aktivite yapın.
✓ Tansiyon, kan şekeri ve kolesterolünüzü kontrol altında tutun.
✓ Sigara kullanıyorsanız bırakmak için destek alın.
✓ Migren ataklarınız ayda dört veya daha fazla gün oluyorsa koruyucu tedavi seçeneklerini hekiminizle değerlendirin.
✓ MR raporundaki ifadeleri internetten yorumlamak yerine mutlaka nöroloji uzmanınızla birlikte değerlendirin.
Beynimiz sandığımızdan çok daha dayanıklı bir organdır. Migren ise bu dayanıklılığı ortadan kaldıran değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilen bir nörolojik hastalıktır.
Gerçek risk, migren nedeniyle yaşam kalitemizin bozulmasına, hareket etmekten vazgeçmemize, uykumuzun düzensizleşmesine ve sosyal yaşamdan uzaklaşmamıza izin vermektir.
Beynimizi genç tutan en güçlü ilaçlardan biri; düzenli hareket etmek, kaliteli uyumak, sosyal bağlarımızı korumak ve migrenimizi bilimsel yöntemlerle etkili biçimde tedavi etmektir.
✓ Migren, beyni “erken yaşlandıran” bir hastalık olarak kabul edilmez.
✓ Migrenli kişilerde MR’da görülen beyaz cevher değişiklikleri çoğu zaman ciddi bir beyin hasarı anlamına gelmez.
✓ Migrenin Alzheimer hastalığına doğrudan yol açtığı gösterilememiştir.
✓ Beyin sağlığını korumanın en etkili yolu; migreni iyi yönetmek ve eşlik eden damar risk faktörlerini kontrol altına almaktır.
✓ Sağlıklı yaşlanan bir beyin için yalnızca ağrısız günler değil; kaliteli uyku, düzenli egzersiz, sosyal yaşam ve doğru tedavi birlikte gereklidir.