Beyin Sağlığı İçin Sofradaki Seçimlerin Önemi: İşlenmiş Gıdaların Gizli Tehlikeleri

Beyin Sağlığı İçin Sofradaki Seçimlerin Önemi: İşlenmiş Gıdaların Gizli Tehlikeleri

Prof. Dr. Aynur Özge

Günümüzde hızlı yaşam tarzımızın bir yan etkisi olarak, kolayca ulaşılabilen ve hazırlanabilen işlenmiş gıdalar sofralarımızda önemli bir yer tutuyor. Ancak, son yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu kolaylıklar, uzun vadede beyin sağlığımızı ciddi şekilde tehlikeye atabilir.

Boston’daki Massachusetts Genel Hastanesi’nden W. Taylor Kimberly’nin liderliğindeki bir çalışma, yüksek oranda işlenmiş gıdaların tüketiminin, yaşlanmakta olan beyin için diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor.

Günlük Hayattan Bir Kesit: İşlenmiş Gıdaların Yaygınlığı

Günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız alkolsüz içecekler, cips, çikolata, dondurma, şekerli kahvaltılık gevrekler, paketlenmiş çorbalar ve hatta fast-food restoranlarında yediğimiz tavuk nugget veya patates kızartmaları gibi gıdalar, yüksek oranda işlenmiş gıdalar (UPF) kategorisine giriyor. Bu tür gıdalar, doğal halleriyle pek az benzerlik taşır; protein ve lif oranları düşüktür, ancak şeker, yağ ve tuz gibi ilave bileşenlerle doludurlar. Bu gıdalar, kısa vadede lezzetli ve tatmin edici olabilir, ancak uzun vadede beyin sağlığımız için büyük riskler taşır.

Araştırmanın Bulguları ve Günlük Hayatımıza Yansımaları

Yapılan geniş çaplı bir araştırma, 10 yılı aşkın bir süre boyunca geniş bir yetişkin grubunu takip etti ve yüksek oranda işlenmiş gıda tüketen bireylerin, bilişsel gerileme ve inme riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. İşlenmemiş veya minimal işlenmiş gıdalar tüketenlerin ise bu risklerden daha az etkilendiği gözlendi. Örneğin, taze sebzeler, meyveler ve basit etler (sığır eti, domuz eti, tavuk gibi) daha az işlenmiş gıdalar arasında yer alır ve bu gıdaların tüketimi beyin sağlığını koruyucu bir etkiye sahiptir.

Yeni bir araştırmaya göre, yüksek oranda işlenmiş gıdalar tüketmek, olumsuz nörolojik sonuçlar için diğer risk faktörlerinden ve önerilen beslenme düzenlerine bağlılıktan bağımsız olarak yaşlanan beyin için zararlı olabilir.

Boston’daki Massachusetts Genel Hastanesi’nden çalışma araştırmacısı W. Taylor Kimberly, Medscape Medical News’e verdiği demeçte, “İlk önemli çıkarım, yediğimiz yiyecek türünün beyin sağlığı için önemli olduğudur, ancak beyin sağlığı hakkında düşünürken nasıl yapıldığını ve işlendiğini düşünmek de aynı derecede önemlidir” dedi.

Kimberly, “İkincisi, bu sadece kötü haberlerden ibaret değil çünkü aşırı işlenmiş gıdaların tüketiminin artması daha yüksek bilişsel bozukluk ve felç riskiyle ilişkilendirilirken, işlenmemiş gıdaların koruyucu olduğu görülüyor” diye ekledi.

Size bahsettiğim bu çalışma 22 Mayıs’ta Neurology’de online olarak yayınlandı.

Gıda İşleme Önemlidir

Yüksek oranda işlenmiş gıdalar yüksek oranda manipüle edilir, protein ve lif oranı düşüktür ve şeker, yağ ve tuz dahil olmak üzere ilave bileşenlerle doludur. Yüksek oranda işlenmiş gıdalara örnek olarak alkolsüz içecekler, cips, çikolata, şekerleme, dondurma, şekerli kahvaltılık gevrekler, paketlenmiş çorbalar, tavuk nugget, sosisli sandviç ve patates kızartması verilebilir. İşlenmemiş veya en az işlenmiş gıdalar arasında basit sığır eti, domuz eti ve tavuk gibi etler ile sebze ve meyveler yer alır. Araştırmalar, fazla miktarda yüksek oranda işlenmiş gıdalar tüketimi ile metabolik ve nörolojik bozukluklar için artan risk arasında ilişki olduğunu göstermiştir.

Kimberly ve meslektaşları, 45 yaş ve üzeri Siyah ve Beyaz yetişkinlerden oluşan geniş bir prospektif ABD kohortu olan ve uzun süredir devam eden REGARDS çalışmasında gıda işleme düzeylerinin bilişsel bozukluk ve inme riski ile ilişkisini incelemiştir.

Diyet Beyin Sağlığını Korumak İçin Bir Fırsat

Yaş, cinsiyet, yüksek tansiyon ve diğer faktörlere göre ayarlanan çok değişkenli Cox orantılı tehlikeler modellerinde, yüksek oranda işlenmiş gıdalar göreceli alımındaki %10’luk bir artış, bilişsel bozukluk için %16 daha yüksek riskle ilişkilendirilmiştir. Buna karşılık, işlenmemiş veya minimal işlenmiş gıdaların daha fazla alımı, bilişsel bozukluk için %12 daha düşük riskle ilişkilendirilmiştir. Ayrıca daha fazla UPF alımı inme riskinde %8 artışla ilişkilendirilirken, daha fazla işlenmemiş veya minimal işlenmiş gıda alımı inme riskinde %9 azalmayla ilişkilendirilmiştir.

Kimberly, bu sonuçların “uzun vadede işlenmemiş gıdalara odaklanarak beyin sağlığımızı koruma ve kötü beyin sağlığı sonuçlarını önleme kapasitesine sahip olduğumuzu vurguladığını” söyledi. Kimberly, bunun “girişimsel bir çalışma değil gözlemsel bir çalışma olduğu, bu nedenle ultra işlenmiş gıdaları işlenmemiş gıdalarla değiştirmenin beyin sağlığını kesin olarak iyileştireceğini kesin olarak söyleyemeyiz” dedi. “Bu henüz yapılmamış bir klinik araştırma sorusu ama sonuçlarımız kesinlikle kışkırtıcı.”

Bu yeni çalışmanın, geleneksel beslenme düzeninden bağımsız olarak yüksek oranda işlenmiş gıdalar ve beyin sağlığı arasındaki bağlantıyı vurgulayarak kanıtlara katkıda bulunduğunu ve yüksek oranda işlenmiş gıdaların dikkate alınmasının beslenme kılavuzlarına ve beyin sağlığını iyileştirmeye yönelik ulusal ve küresel halk sağlığı politikalarına dahil edilip edilmemesi gerektiği konusunda soruları gündeme getirdiğini” söylemeliyiz.

Kimberly, “Yediğimiz yiyeceklerin türü beyin sağlığımız için önemli,” diyor ve ekliyor: “Ancak bu yiyeceklerin nasıl yapıldığı ve işlendiği de en az yediğimiz tür kadar önemli.” Bu, özellikle yoğun iş temposu ve zaman kısıtlamaları nedeniyle pratik çözümler arayan bizler için kritik bir hatırlatma olabilir. Belki öğle yemeği için hızlıca bir cips ve soda almak yerine, evde hazırlanmış bir salata ve taze meyve tercih edebiliriz.

Beyin Sağlığını Korumak İçin Bir Fırsat

Çalışma, işlenmemiş gıdalara odaklanarak beyin sağlığımızı koruma kapasitemiz olduğunu vurguluyor. Elbette, her zaman taze ve doğal gıdalara ulaşmak mümkün olmayabilir, ancak bu bilinçle hareket ederek diyetimizde küçük değişiklikler yapabiliriz. Örneğin, market alışverişlerinde paketli ürünler yerine taze ürünler tercih etmek, yemek hazırlarken doğal baharatlar ve malzemeler kullanmak gibi adımlar, beyin sağlığımız üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.

Bu araştırmanın sonuçları, gıda işleme seviyelerinin beslenme düzenlerinden bağımsız olarak önemli bir rol oynadığını ve işlenmiş gıdaların nörolojik bozukluklarla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu, “ne yersen osun” sözünü daha da anlamlı kılıyor. Özellikle beyin sağlığını korumak ve ileride oluşabilecek bilişsel bozuklukları önlemek için, diyetimize dikkat etmek büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak, soframızdaki seçimler sadece beden sağlığımızı değil, aynı zamanda beyin sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. İşlenmiş gıdaların tüketimini azaltarak ve doğal, taze gıdalara yönelerek, sağlıklı bir beyin için önemli bir adım atabiliriz. Unutmayalım ki, sağlıklı bir beyin, kaliteli bir yaşamın anahtarıdır.

Daha fazla okuma için;
Medscape Neurology’de yayınlanan “Ultraprocessed Foods an Independent Risk Factor for Poor Brain Health” başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.

avatar
Prof. Dr. Aynur ÖZGE, MD, PhD

Prof. Dr. Aynur Özge, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Nöroloji Anabilim Dalı'nda öğretim üyeliği yapmaktadır. Uzmanlık alanları arasında Algoloji ve Klinik Nörofizyoloji bulunmaktadır. Eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerine odaklanarak, nöroloji alanında derinlemesine bir uzmanlık edinmiştir.