Böbrek yetmezliği, böbreklerin görevlerini tam olarak yerine getirememesi sonucu gelişir.

Hastaların kanında üre ve kreatinin gibi bazı zararlı maddelerin birikerek dolaşımla tüm vücuda dağılır. Başta sinir sistemi olmak üzere bu maddeleri değerlendiremeyecek olan organlarda çoğu zaman kalıcı olan hasar meydana gelir.

Sinir siteminde ani(akut) veya süreç içinde (kronik) gelişen böbrek yetmezliğine bağlı olarak ortaya çıkan başlıca sorunlar şunlardır;

Üremik Ensefalopati: Böbrek yetmezliğine bağlı ani gelişen şuur bulanıklığı, algılama ve muhakeme güçlükleri ile giden bir tablodur. Kısa süre içinde müdahale edilmelidir.

Diyaliz Ensefalopatisi: Diyaliz başlanan hastalarda sıklıkla ilk uygulamalarda görülebilen şuur bulanıklığı ve zihinsel melekelerde kısa süreli bozulma durumudur. Erken dönemde müdahale edilirse sorunsuz geri döner.

Diseqlibrium sendromu: Diyaliz sıvılarına ait bir soruna bağlı olarak ani gelişen bir şuur bulanıklığı ve bazı beyin fonksiyonlarında yaşanan geçici aksaklık tablosudur.

Üremik nöropati: Böbrek yetmezliğinin uzun dönem etkileri sonucu zararlı maddelerin sinir uçlarında yarattığı hasara bağlı olarak görülen tablodur. Hastalar vücutlarında muhtelif bölgelerde uyuşma, karıncalanma, yanma, batma, donma, ağrı veya güçsüzlük gibi çeşitli şikâyetler tarif ederler. Bu durumun kesin teşhisi ancak sinir ölçümü (EMG) ile yapılabilir. Şeker hastalarının mutlaka yılda bir kez NÖROLOJİK MUAYENE den geçmesi ve gereğinde EMG ile hasar tespiti yapılmalıdır. Erken dönemde saptanırsa nöropati özel ilaçlar ve böbrek işlevlerinin daha hassas takibi ile kontrol edilebilir. Bu hastalarda görülen ağrı NÖROPATİK AĞRI olarak isimlendirilir. Standart ağrı kesiciler ile düzelmez. Böyle bir durum varsa mutlaka bir nöroloji uzmanından yardım istenmelidir.

Diyaliz demansı: Kronik (Uzun dönem) böbrek yetmezliği olan hastalarda zararlı maddeler beyinde biriktiği için ve diyalizde kullanılan bazı sıvılara bağlı olarak zihinsel fonksiyonlar akranlarına oranla daha erken bozulur. Bazı yönleri ile de özgün zihinsel bozukluklar görülür. Bu nedenle diyaliz hastalarında görülen unutkanlıklar ve huy değişiklikleri hassasiyetle değerlendirilmeli, gereğinde özgün tedaviye vakit kaybetmeden başlanmalıdır. Bu sayede hastalar uzun süre bağımsızlıklarını ve saygınlıklarını koruyabilirler.

Diyaliz başağrısı: Diyalize giren hastalarda diyaliz sonrası veya işlem sırasında görülen kısa süreli, şiddetli başağrısı atakları şeklinde bilinir. Özgün bir mekanizması ve tedavisi vardır. Mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurarak yardım istenmelidir.


TÜM NOROLOJİK HASTALIKLAR